Güneş gözlüğü seçerken sadece koyu camın yeterli olmadığı belirtildi. Op. Dr. Mehmet Ebri, UV filtresi olmayan koyu camların göz sağlığına zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Güneş ışığına uzun süreli ve kontrolsüz maruz kalmak göz sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Yaz aylarında artan ultraviyole (UV) ışınları, göz yüzeyinde tahriş, kuruluk, yanma ve kızarıklık gibi şikayetleri artırıyor. Öğle saatlerinde uzun süre güneşte kalan kişilerde göz yorgunluğu ve ışığa hassasiyet gelişebiliyor.
Op. Dr. Mehmet Ebri, UV ışınlarının etkilerinin geçici rahatsızlıklarla sınırlı kalmadığını belirtti. Uzun yıllar yeterli koruma olmadan güneşe maruz kalmanın katarakt riskini artırdığını vurgulayan Ebri, sarı nokta hastalığı gibi görmeyi tehdit eden göz hastalıklarında da UV ışınlarının rol oynadığını söyledi. Bu nedenle güneşten korunma alışkanlığının günlük yaşamın bir parçası olması gerektiğini ifade etti.
Op. Dr. Mehmet Ebri, güneş gözlüğü seçiminde estetikten önce koruyuculuğun önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Sokak satıcılarından veya güvenilir olmayan yerlerden alınan, UV filtre özelliği bulunmayan gözlüklerin göz sağlığı için risk oluşturduğunu vurguladı. Koyu renkli camların tek başına koruma sağlamadığını ifade eden Ebri, UV filtresi olmayan koyu camlı gözlüklerin göz bebeğinin büyümesine neden olarak zararlı UV ışınlarının gözün daha derin yapılarına ulaşmasına yol açabileceğini açıkladı. Bu durumun uzun vadede ciddi göz sağlığı sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Güneş gözlüğü satın alırken ürünün UVA ve UVB korumasının yüzde 99-100 oranında belgelenmiş olması gerektiğini kaydeden Op. Dr. Mehmet Ebri, özellikle çocukların ve açık havada uzun süre vakit geçiren kişilerin bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi. Gözlük camlarının büyük ve yüzü iyi kavrayan yapıda olmasının, gözleri yanlardan gelen ışınlara karşı da koruduğunu ekledi. Küçük çerçeveli gözlüklerden kaçınılması gerektiğini belirten Ebri, araba kullanırken ve deniz kenarında da güneş gözlüğü kullanımının önemini vurguladı. Bu ortamlarda UV miktarının arttığını belirten Ebri, kahverengi tonlarındaki camların UV filtrelemede daha etkili olabileceğini de sözlerine ekledi.
Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımında da göz sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Ebri, havuz suyundaki klorun ve dezenfektanların tahrişe yol açabileceğini, hijyenik olmayan ortamlarda enfeksiyon riskinin arttığını söyledi. Yüzme sırasında koruyucu yüzücü gözlüklerinin bu olumsuz etkilerden korumaya yardımcı olduğunu ifade etti. Deniz suyunun tuz oranının hassas gözlerde yanma ve batmaya neden olabileceğini belirten Ebri, yüzme sonrası gözlerin temiz suyla durulanmasının faydalı olacağını belirtti.
Sıcak hava ve yoğun güneşin göz kuruluğu şikayetlerini artırdığını kaydeden Ebri, klima kullanılan ortamlarda gözyaşı tabakasının daha hızlı buharlaştığını, bilgisayar ve telefon ekranlarına uzun süre bakmanın bu etkiyi artırdığını söyledi. Gün içinde yeterli su tüketmenin, ekran kullanımına ara vermenin ve gerekli durumlarda suni gözyaşı damlalarından yararlanmanın göz konforunu korumaya katkı sağlayabileceğini belirtti.
Çocukların göz merceğinin yetişkinlere göre UV ışınlarını daha fazla geçirdiğini belirten Op. Dr. Mehmet Ebri, çocukların güneşin zararlı etkilerine karşı daha savunmasız olduğunu vurguladı. Bu nedenle açık havada geçirilen süre boyunca çocukların UV korumalı güneş gözlüğü kullanmalarının önerildiğini ifade etti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap